Question:
"Bismillahirrahmanirrahim" lafzi neden Allah-u Teala'nın sadece Rahman ve Rahim sıfatlarını ihtiva ediyor? Her işe başladıgımız bu sözde neden başka sıfatlar degil de Rahman ve Rahim sıfatı var? Ne bileyim insan ister istemez neden bir Gaffar degil de, neden bir Rauf degil de Rahman ve Rahim diye düşünebiliyor.

ziyaretler saymak: 156    Category Çeşitli sorular         
Answer

Bunun sebebi şudur ki her işe başlarken Allah-u Teala'nın o mukaddes sıfatından yardım almalıyız ki onun eserleri ve sonuçları bütün alemi kapsamış ve bütün aleme tecelli etmiştir. Bu da Allah'ın rahmetini belirten sıfatıdır. Bu hakikati Allah-u Teala Kur'an'da bize şöyle beyan etmektedir: "Ve benim rahmetin her şeyi kapsamıştır." (A'raf, 156) Başka bir yerde Arş'ın taşıyıcılarının dilinden şöyle nakletmektedir: "Ey rabbimiz, rahmetinle her şeyi kapsamışsın!" (Mu'min, 7) Peygamberler de zorluklardan ve sıkıntılardan kurtulmak için Allah-u Teala'nın rahmet sıfatına sığınmışlardır. Örneğin Hz. Musa (a.s) ve kavmi şöyle dua etmişlerdi: "(Ey rabbimiz) bizi kendi rahmetinle kurtar!" (Yunus, 86) Yine Hz. Hud (a.s) ve kavmi hakkında şöyle buyuruyor: "Biz Hud'u ve yanındakileri, kendi rahmetimizle kurtardık." (A'raf, 72) Dolayısıyla her işe başlarken, Hak Teala'nın sonsuz ve geniş rahmetinden yardım almalıyız. İşlerimizin ilerlemesi ve zorluklara galip gelmemiz için bu sıfatlardan daha uygun sıfat ne olabilir ki? Evet rahmet sıfatında olan genellik diğer sıfatlarda yoktur. Mesela bahsettiğiniz Gaffar sıfatı sadece günah ve hata işleyenler için geçerlidir. Vs. Kısacası Rahmet sıfatı asılnda diğer sıfatları da büyük ölçüde kapsamakta. Ama tersi böyle değildir. Sonra her şey bir anlamda O'nun rahmetinin bir tecellisidir. Hallakiyeti, razzakıyyeti, gaffariyeti ve... Nitekim "Rahmetin her şeyi kapsadığı Kur'an'da vurgulanmakta, ama başka hiçbir sıfat hakkında bu tabir kullanılmamıştır. Kısacası bir mıknatıs misali herkesi cezbeden ve gönülleri birbirine bağlayan bu rahmet sıfatıdır. Halkı Hakk'a bağlayan da bu sıfattır. Evet gerçek mu'minler her işin başında "Bismillahirrahmanirrahim" diyerek her şeyden ve herkesten koparak, gönüllerini sadece ona bağlar ve sadece ondan yardım dilerler. Aslında Allah-u Teala'nın alemdeki bütün tasarrufları rahmet esasına dayalıdır. Azap ve ceza istisnai bir durumdur ve kesin sebepleri oluşmadığı müddetçe gerçekleşmez. Cevşen duasında da şöyle okumaktayız: "Ey rahmeti gazabından öne geçen (Allah)!" Esasen ariflerin de dediği gibi Allah'ın azap ve cezası da, zahiri azap olmakla birlikte, batını rahmet içermektedir. Çünkü azap ve ceza da bir taraftan uyarı, bir taraftan da günahın pisliğinden ve olumsuz sonuçlarından temizlenme vesilesidir. Aslında biz insanlar da hadislerde de beyan edildiği üzere İlahi ahlakla ahlaklanır ve işlerimizi aksini zaruret icap etmediği müddetçe rahmet ve merhamet esasına dayandırırsak, ne kadar güzel olur ve hayatımız bambaşka bir hal alır. Allah-u Teala Kur'an-ı Kerim'in 114 suresinden 113 tanesini rahmet sıfatlarını içeren Besmele'yle başlamış, sadece bir sureyi (Tevbe suresini) Besmele'siz başlamıştır ki onda müşrikler ve kafirlere karşı beraet, gazap ve azabından bahsetmektedir! Tabi şunu da bilmemiz gerekir ki Allah-u Teala'nın bu iki sıfatından her biri, O Zat-ı Mukaddes'in bir türlü rahmetine işarettir: "Rahman" sıfatı onun bütün kainatı kapsayan umumi rahmetini ifade eder. Bu rahmette canlı ve cansız, insan ve gayri insan, mu'min ve gayri mu'min fark etmemektedir. Her kes ve her şey, bu rahmeti rahmaniyyeye mazhardır. Ama "Rahim" sıfatı O'nun özel ve has rahmetini ifade eder. Bu ise sadece mu'minleri kapsar. Bir kısmı bu dünyada, bir kısmı ve önemli kısmı ise ahirettedir


Refrence:

Kaynak:www.kevsernet.com


Sunulan cevaplar zorunlu olarak Ehl-i Beyt (a.s) Kurultayı’nın görüşünü yansıtmamaktadır

Ad
E-Posta
Yorumlar